Rüzgâr ve Kayıp Uçurtma
Masallar Arkadaşım kütüphanesinden
Renkli evleri olan küçük bir kasabada Ela adında bir kız yaşardı. Ela'nın dedesinin yaptığı kırmızı, kuyruğu fiyonklu bir uçurtması vardı.
Bir öğleden sonra Ela uçurtmasını tepede uçuruyordu. Uçurtma yükseldi, yükseldi... Tam o sırada güçlü bir rüzgâr esti. Fuuuuu! İp Ela'nın elinden kaydı ve uçurtma uçup gitti.
Ela çok üzüldü. Ama sonra kararlı bir şekilde ayağa kalktı. "Onu bulacağım!"
Önce fırıncı Hasan Amca'ya sordu. "Kırmızı bir uçurtma gördünüz mü?"
Hasan Amca unlu ellerini sildi. "Evet! Bacamın üstünden kuzeye doğru uçtu."
Ela kuzeye yürüdü. Çiçekçi Ayşe Teyze'yi gördü. "Kırmızı bir uçurtma gördünüz mü?"
"Gördüm," dedi Ayşe Teyze. "Saat kulesinin tepesinden geçip parka doğru gitti."
Ela parka koştu. Parkta bir sürü ağaç vardı. Ela her birine baktı. Çam ağacında yoktu. Söğütte yoktu. Kavakta da yoktu.
Ela yorulmuştu. Bir banka oturdu ve iç çekti.
Tam o sırada tepesinden bir ses geldi. "Hışır hışır."
Ela başını kaldırdı. Kocaman bir çınar ağacının en üst dalında kırmızı bir şey sallanıyordu. Uçurtması!
Ama dal çok yüksekteydi. Ela ne yapacağını düşünürken rüzgâr yine esti. Bu sefer yumuşacık. Fuuu...
Uçurtma daldan kurtuldu ve süzüle süzüle aşağı indi. Tam Ela'nın kucağına!
Ela güldü. "Teşekkürler rüzgâr! Onu sen götürdün ama sen de geri getirdin!"
Eve dönerken uçurtmanın ipini sıkıca tuttu. Akşam dedesine bütün macerasını anlattı.
Dedesi gülümsedi. "Vazgeçmediğin için buldun," dedi. "Bu, uçurtmadan da değerli bir şey."
🌙 ✨ Son ✨ 🌙