Kum Tanesi Sarı'nın Hayali
Masallar Arkadaşım kütüphanesinden
Uçsuz bucaksız bir çölde, milyonlarca kum tanesinin arasında Sarı adında minicik bir kum tanesi yaşardı.
Sarı her gün aynı yerde yatar, gökyüzüne bakardı. "Ben o kadar küçüğüm ki," diye düşünürdü. "Kimse beni fark etmiyor. Hiçbir işe yaramıyorum."
Bir gün güçlü bir rüzgâr esti. Fuuuu! Sarı havaya kalktı ve uçmaya başladı!
Rüzgâr onu çölün üstünden geçirdi, dağları aşırdı ve bir denizin kıyısına bıraktı.
Sarı bir kumsala düştü. Burada da bir sürü kum tanesi vardı ama bunlar daha açık renkliydi.
"Merhaba," dedi Sarı. "Siz burada ne yapıyorsunuz?"
"Biz kumsalız," dedi kum taneleri. "Çocuklar üstümüzde kale yapar, deniz kaplumbağaları yumurtalarını içimize gömer."
Sarı şaşırdı. Kum taneleri bir işe yarıyordu demek!
Sonra bir dalga geldi ve Sarı'yı denize çekti. Sarı denizin dibine battı. Orada bir istiridye onu içine aldı.
İstiridyenin içi karanlık ve sessizdi. Sarı korktu. "Neler oluyor?"
"Merak etme," dedi istiridye yumuşak bir sesle. "Sana bir hediye vereceğim."
İstiridye, Sarı'yı ince ince parlak bir katmanla kaplamaya başladı. Günler geçti, aylar geçti...
Ve bir gün istiridye kabuğunu açtı. Sarı artık bir kum tanesi değildi. Pırıl pırıl, yuvarlak, beyaz bir inci olmuştu!
Bir dalgıç inciyi buldu ve kıyıya çıkardı. İnci bir kolyeye takıldı.
Kolye, bir babanın kızına doğum günü hediyesi oldu. Küçük kız kolyeyi görünce sevinçten zıpladı.
"Bu dünyanın en güzel incisi!" dedi.
Sarı kızın boynunda parlarken çölü hatırladı. Ne kadar küçük ve değersiz hissettiğini.
"Küçük olmak önemsiz olmak demek değilmiş," diye düşündü. "Her büyük güzelliğin içinde küçük bir başlangıç varmış."
Ve o gece, küçük kızın yastığının yanında, ay ışığında ışıl ışıl parladı.
🌙 ✨ Son ✨ 🌙