Deniz Feneri ve Küçük Tekne
Masallar Arkadaşım kütüphanesinden
Masmavi bir denizin kıyısında, kayalıkların üstünde beyaz ve kırmızı çizgili bir deniz feneri dururdu. Adı Işık Dede'ydi.
Işık Dede çok yaşlıydı. Yıllardır her gece ışığını denize gönderir, gemilere yol gösterirdi.
Limanda Dalga adında küçük, mavi bir tekne yaşardı. Dalga, açık denize çıkıp maceraya atılmayı hayal ederdi.
"Işık Dede," derdi her akşam, "bir gün en uzak adaya gideceğim!"
Işık Dede gülümserdi. "Gideceksin Dalga. Ama denize saygı göstermeyi unutma."
Bir sabah hava güneşli ve sakindi. Dalga cesaretini topladı ve limandan çıktı. Pat pat pat!
Martılar etrafında uçuşuyordu. Yunuslar yanında zıplıyordu. Dalga çok mutluydu!
Uzaklaştı, uzaklaştı. Ta ki kıyı görünmez olana kadar.
Sonra gökyüzü karardı. Rüzgâr hızlandı. Dalgalar büyüdü. Bir sis bastırdı ve Dalga hiçbir şey göremez oldu.
"Neredeyim? Liman ne tarafta?" diye korkuyla bağırdı.
Dalgalar onu bir sağa bir sola salladı. Dalga çok korkmuştu.
Tam o sırada sisin içinden bir ışık parladı. Bir kez, iki kez, üç kez. Yanıp sönüyordu.
Bu Işık Dede'ydi!
Dalga ışığa doğru yöneldi. Rüzgâr esse de dalgalar büyüse de gözünü ışıktan ayırmadı. Işık Dede de bütün gücüyle parlamaya devam etti.
Ve sonunda Dalga limana vardı! Yorgundu, ıslaktı ama güvendeydi.
"Işık Dede," dedi nefes nefese, "beni kurtardın!"
Işık Dede yumuşak bir sesle konuştu. "Denizin her zaman sakin olmadığını öğrendin. Ama bir şeyi daha öğrendin: Ne kadar uzağa gidersen git, seni bekleyen bir ışık her zaman olacak."
Dalga gülümsedi. Ertesi günlerde yine denize açıldı. Ama artık havayı kontrol ediyor, Işık Dede'ye hep haber veriyordu.
Ve her akşam limana dönerken Işık Dede'nin ışığına el sallıyordu.
🌙 ✨ Son ✨ 🌙